Gece Tutsakları

Gece Tutsakları


- Canım canım. Merhaba.
Serap yanıt vermedi. Hafifçe iteleyip yürümeye çalıştı.
- Güzelim ne bu acele?.. Seni özledim.
Serap kuşkuyla baktı:
- Beni bırak lütfen.
İlhan çapkınca gülümsedi:
- Bunu istediğinden emin misin?
Serap öfkelenmişti:
- Sen kendini ne sanıyorsun ki?
- Senin kocan…
- Bunu söylediğine çok sevindim. Peki sen benim kocam gibi mi davranıyorsun?.. Şimdi çekil yolumdan.
- Nereye gideceksin ki?..
Serap başıyla odayı gösterdi.
- Serap’cığım canım, orada hiç bir şey yok ki.
- Bunu kendi gözlerimle görmek istiyorum.
Serap hışımla odanın kapısın açtı. Songül kanepede oturmuş, donuk gözlerle kapıya
bakıyordu. Hala çırılçıplaktı. Serap yürüdü ve kızın suratına okkalı bir toka tattı.
- Utanmaz, rezil, orospu… Allah belanı versin.
Songül sanki kanepenin bir parçasına dönüşmüştü. Kımıldamadı bile. Öylece bakıyordu.
Serap’ın öfkesi giderek artıyordu. İlhan’sa odadan uzaklaşmıştı.
- Sen burada ne halt ettiğini sanıyorsun?...
Songül uzak ve yansız söylendi:
- Otobüs bekliyordum da!...
- Ulan deli misin sen?.. Otobüs bekliyormuş.
Songül delice gülümsedi:
- Cennete giden otobüsler buradan geçer.
Serap kendi kendine söylendi:
- Elimden bir kaza çıkacak. Bunların tümü zırdeli.
Döndü, hızlı adımlarla salonu geçip, İlhan’ın oturmakta olduğu masaya dayandı.
- Her şeyin bir sınırı vardır. Çok ileri gittiğin farkında mısın?...
- Ne yapmışım ki canım?
- Bir de utanmadan soruyorsun… Herhalde o kız çıplak tablo yaptırmıyor!..
- O kız kaçık biliyorsun. Aklına eseni yapar.
- İyi o zaman son ver işine. Gönder.
- Senin hatırın için çiğ tavuk bile yerim. Ama bu kızı işten çıkarmamı isteme benden.
- Nedenmiş o?..
- Çünkü ona çok acıyorum.
- Acımaksa, bir süre maaşını verirsin. İş buluncaya kadar…
İlhan kendinden emin gülümsedi:
- Olacak iş değil.
- Hani beni seviyordun? Ben gitmesini istiyorum. Eğer beni gerçekten sevsen ona yol verirsin.
- Yapamam Serap. Vicdanım sızlar.
- Eğer beni seviyorsan, eğer karını bir onuru varsa…
İlhan sanki hakarete uğramış gibi kaşlarını çattı. Yüksek sesle:
- Kim senin şerefine leke sürebilirmiş?.. Alnını karışlarım!1 ben hiç böyle bir şeye izin verir miyim sanıyorsun? Senin onurun benim onurum. Sen, benim karım, oğlumun anasısın.
Bir an durakladı, sonra sürdürdü:
- İnan inan bana, seni herkesten, her şeyden çok seviyorum. Sen benim hayatımsın.
Serap biraz sakinleşmişti. İlhan ayrımına vardı bunun...


GECE TUTSAKLARI
ROMAN
Yazar:
Ayşe Nil

Yayınevi: Ares Kitap
Not:. Uygulamanın en tum Telif Hakları Ares Kitap Yayınevine Aittir
Firma Web: http://www.areskitap.com
Bu Uygulama "Genç Gelişim Kisisel Gelişim" (www.gencgelisim.com) Tarafından Gerçekleştirilme yaptırılıp yayınlanmıştır.
Add to list
Free
70
3.5
User ratings
6
Installs
500+
Concerns
0
File size
311 kb
Screenshots
Screenshot of Gece Tutsakları Screenshot of Gece Tutsakları

About Gece Tutsakları
- Canım canım. Merhaba.
Serap yanıt vermedi. Hafifçe iteleyip yürümeye çalıştı.
- Güzelim ne bu acele?.. Seni özledim.
Serap kuşkuyla baktı:
- Beni bırak lütfen.
İlhan çapkınca gülümsedi:
- Bunu istediğinden emin misin?
Serap öfkelenmişti:
- Sen kendini ne sanıyorsun ki?
- Senin kocan…
- Bunu söylediğine çok sevindim. Peki sen benim kocam gibi mi davranıyorsun?.. Şimdi çekil yolumdan.
- Nereye gideceksin ki?..
Serap başıyla odayı gösterdi.
- Serap’cığım canım, orada hiç bir şey yok ki.
- Bunu kendi gözlerimle görmek istiyorum.
Serap hışımla odanın kapısın açtı. Songül kanepede oturmuş, donuk gözlerle kapıya
bakıyordu. Hala çırılçıplaktı. Serap yürüdü ve kızın suratına okkalı bir toka tattı.
- Utanmaz, rezil, orospu… Allah belanı versin.
Songül sanki kanepenin bir parçasına dönüşmüştü. Kımıldamadı bile. Öylece bakıyordu.
Serap’ın öfkesi giderek artıyordu. İlhan’sa odadan uzaklaşmıştı.
- Sen burada ne halt ettiğini sanıyorsun?...
Songül uzak ve yansız söylendi:
- Otobüs bekliyordum da!...
- Ulan deli misin sen?.. Otobüs bekliyormuş.
Songül delice gülümsedi:
- Cennete giden otobüsler buradan geçer.
Serap kendi kendine söylendi:
- Elimden bir kaza çıkacak. Bunların tümü zırdeli.
Döndü, hızlı adımlarla salonu geçip, İlhan’ın oturmakta olduğu masaya dayandı.
- Her şeyin bir sınırı vardır. Çok ileri gittiğin farkında mısın?...
- Ne yapmışım ki canım?
- Bir de utanmadan soruyorsun… Herhalde o kız çıplak tablo yaptırmıyor!..
- O kız kaçık biliyorsun. Aklına eseni yapar.
- İyi o zaman son ver işine. Gönder.
- Senin hatırın için çiğ tavuk bile yerim. Ama bu kızı işten çıkarmamı isteme benden.
- Nedenmiş o?..
- Çünkü ona çok acıyorum.
- Acımaksa, bir süre maaşını verirsin. İş buluncaya kadar…
İlhan kendinden emin gülümsedi:
- Olacak iş değil.
- Hani beni seviyordun? Ben gitmesini istiyorum. Eğer beni gerçekten sevsen ona yol verirsin.
- Yapamam Serap. Vicdanım sızlar.
- Eğer beni seviyorsan, eğer karını bir onuru varsa…
İlhan sanki hakarete uğramış gibi kaşlarını çattı. Yüksek sesle:
- Kim senin şerefine leke sürebilirmiş?.. Alnını karışlarım!1 ben hiç böyle bir şeye izin verir miyim sanıyorsun? Senin onurun benim onurum. Sen, benim karım, oğlumun anasısın.
Bir an durakladı, sonra sürdürdü:
- İnan inan bana, seni herkesten, her şeyden çok seviyorum. Sen benim hayatımsın.
Serap biraz sakinleşmişti. İlhan ayrımına vardı bunun...


GECE TUTSAKLARI
ROMAN
Yazar:
Ayşe Nil

Yayınevi: Ares Kitap
Not:. Uygulamanın en tum Telif Hakları Ares Kitap Yayınevine Aittir
Firma Web: http://www.areskitap.com
Bu Uygulama "Genç Gelişim Kisisel Gelişim" (www.gencgelisim.com) Tarafından Gerçekleştirilme yaptırılıp yayınlanmıştır.

Visit Website
User reviews of Gece Tutsakları
Write the first review for this app!
Android Market Comments
No comments in the Android market yet